Türk Silahlı Kuvvetlerin ebedi Başkomutanı, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen 30 Ağustos zafer bayramının 88. yıl dönümü tüm Türkiye'de olduğu gibi bu gün ilçemizde de çeşitli törenlerle kutlanacak. Kutlamalar bu gün saat 09.00'da protokol sırasına göre Atatürk anıtına çelenklerin konulmasıyla başlayacak. Çelenkler bizzat kurum amirleri tarafından sunulacak. Mülki Erkan ile kamu görevlileri ve bayrak flama grupları saat 08.45'te anıtın önünde yerlerini almış olacaklar. Çelenklerin konulmasını takiben Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve şehitler anısına 1 dakika saygı duruşunda bulunulacak. Saygı duruşunun ardından ise İstiklal marşımız ile şanlı bayrağımız iki asker tarafından göndere çekilecek. Korkuteli İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli J.Kd.Bşçvş. Volkan Soner Doğan tarafından günün anlam ve önemini belirten konuşma yapılacak. Orta dereceli okullardan birer öğrenci tarafından şiirler okunacak ve tören sona erecek. Anıt önündeki tören sonrasında İlçe Jandarma Komutanlığında tebrikler kabul edilecek.
30 Ağustos Zafer Bayramı
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşünden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi. Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı. 1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydırıldı. İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz. Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de başlamış ve 30 Ağustos’ta düşman püskürtülerek savaş zaferle sonuçlanmıştır. Bu muzaffer günü sonsuza kadar yaşatmak için Ulu Önder Atatürk, bugünü milletimize ve ordumuza hediye etmiştir. Kazanılan bu büyük zaferden dolayı her sene 30 Ağustos’ta törenler yapılır; Türk Silahlı Kuvvetleri çeşitli kutlama aktiviteleri yapar.
HABER MERKEZİ